Tüm İslam Kütüphanesi

37 - Giyim ve Süs Kitabı

1

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi'den dinlediğim, onun da Zeyd b. Abdİllah'dan, onun da Abdullah b. Abdurrahman b. Ebî Bekr Es-Sıddık'dan, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmii Seleme'den naklettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Gümüş kabtan içen ancak ve ancak karnına cehennem ateşi şırıldatır.» buyurmuşlar

2

{…} Bize bu hadîsi Kuteybe ile Muhammed b. Rumh da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bu hadîsi bana Alî b. Hucr Es-Sa'di dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl (yâni İbni Uleyye) Eyyub'dan rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bize Ebî Bekr b. Ebî Şeybe ile Velîd b. Şûcâ' dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ali b. Müshir Ubeydullah'dan rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Ebî Bekr El-Mukaddemi de rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe rivayet etti. H. Bize Şeyban b, Ferrûh dahi rivayet etti. (Dedikî): Bize Cerîr (yâni İbni Hazım) Abdurrahman Es-Serrâc'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den Mâlik b. Enes'in hadîsi gibi ve onun Nâfi'den olan isnadı ile rivayette bulunmuşlardır. Alî b. Müshİr Ubeydullah'dan naklettiği hadîsinde : «Gümüş ve altın kablardan yiyen veya içen...» ibaresini ziyade etmiştir. İbni Müshir'in hadîsinden başka bunların hiç birinin hadîsinde yemekle altının anıldığı yoktur

3

Bana Zeyd b. Yezîd Ebû Ma'n Er-Rakkâşî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Asım, Osman'dan (yâni İbni Mürre'den) rivayet etti. (Demişki): Bize Abdullah b. Abdirrahman, teyzesi Ümmü Seleme'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem) : «Her kim altın veya gümüş kabtan içerse, ancak ve ancak karnına cehennemden bir ateş şırıldatır.» buyurdular

4

Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme Eş'âs b. Ebi'ş-Şa'sâ'dan naklen haber verdi. H. Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Eş'as rivayet etti. (Dediki): Bana Muâviye b. Süveyd b. Mukarrin rivayet etti. (Dediki): Bera' b. Âzib'in yanına girdim ve onu şöyle derken işittim : Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yedi şeyi emir, yedi şeyi de yasak etti: Bize hasta dolaşmayı, cenaze arkasından gitmeyi, aksırana teşmitte bulunmayı, yeminin yahut yemin edenin bâr çıkarılmasını, mazluma yardımı, davet sahihine icabeti ve selâmı ifşa etmeyi emir buyurdu. Bize yüzükleri yahut altından yüzük takmayı, gümüş kabdan bir şey içmeyi, eğer yastıklarını, kass ipeklilerini, ipek, kalın ipek ve ibrişim giymeyi yasak etti

5

{m-1} Bize Ebû'r-Rabi' El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avane Eş'as b. Süleym'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız «Yeminin veya yemin edenin bâr çıkarılmasını» sözü müstesna! Çünkü o bu cümleyi hadîste anmamış, onun yerine: «Kayıbı ilân etmeyi» İfadesini koymuştur

6

{m-2} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. Her İki râvi Şeybânî'den, o da Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa'dan bu isnadla Züheyr'in hadîsi gibi rivayette bulunmuş ve şeksiz olarak «Yemini bâr çıkarmayı» demiştir. O bu hadîste : «Gümüşten içmeyi de yasak etti. Çünkü dünyada ondan içen âhirette içmez...» cümlesini de ziyâde etti

7

{m-3} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî ile Leys b. Ebî Süleym, Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa'dan isnadlarıyle haber verdiler. O Cerir ile İbni Müshir'in ziyâdesini anmamış. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize UbeyduIIah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. {Dediki): Bize Ebû Âmir EI-Akedî haber verdi. H. Bize Abdurrahman b. Bişr de rivayet etti. (Dediki): Bana Behz rivayet etti. Bu râvilerin hepsi dedilerki: Bize Şu'be, Eş'as b. Süleym'den yukarkilerin isnadı ve hadîsi mânâsında rivayette bulundu. Yalnız : «Selâmı ifşa etmeyi» sözü müstesna! Çünkü o bunun yerine: «Selâmı almayı» dedi. Bir de : «Bize altın yüzüğü yahut altın halkayı yasak etti.» dedi

8

{m-4} Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem ile Amr b. Muhammed rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Eş'âs b. Ebî'ş-Şa'sa'dan yukarkilerin isnadı ile rivayette bulundu ve şeksiz olarak : «Selâmı ifşa etmeyi emir ve altın yüzüğü yasak etti.» dedi

9

Bize Saîd b. Amr Sehl b. İshâk b. Muhammed b. Eş'as b. Kays rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Ben onu Ebû Ferve'den dinledim. Abdullah b. Ukeym'den işitmiş olarak söylüyordu. Abdullah şöyle demiş : Huzeyfe ile beraber Medâin'de bulunuyorduk. Huzeyfe su istedi de ona köy muhtarı gümüşten bir kab içinde içecek getirdi. Huzeyfe onu atıverdi ve şunu söyledi. Size haber veriyorum ki, ben bu adama bana bu kabtan su vermemesini emrettim. Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Altın ve gümüş kabtan su içmeyin! Diba ve ipeği de giymeyin! Çünkü bunlar dünyada onların; âhirette, kıyamet gününde İse sizindir.» buyurdu

10

{M-1} Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyaıı, Ebû Fervete'I-Cühenî'den rivayet etti. (Demişki): Ben Abdullah b. Ukeym'i şunu söylerken işittim : «Medâin'de Huzeyfe'nin yanında idik...» Râvi yukarki hadîs gibi rivayette bulunmuş; yalnız bu hadîste: «Kıyamet gününde...» kaydını anmamıştır

11

{M-2} Bana Abdü'l-Cebbar b. Alâ' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Necih evvelâ Mücâhid'den, o da İbni Ebî Leylâ'dan, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti, sonra (Dediki): Bize Yezîd rivayet etti, o da bu hadîsi İbni Ebî Leylâ'dan, o la Huzeyfe'den naklen rivayet etti; sonra (Dediki): Bize Ebû Ferve rivâyet etti. (Dediki): Ben İbni Ukeym'den dinledim. Ve zannettim ki, İbni Ebî Leylâ onu ancak İbni Ukeym'den dinlemiştir. İbni Ukeym şöyle demiş: «Huzeyfe ile beraber Medâin'de idik...» Râvi yukarki hadîs gibi rivayet etmiş, yalnız «Kıyamet gününde.,.» dememiştir

12

Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Saîd, İbnü Cüreyc'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. H. Bana Harun b. Abdillah dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. (Dedi ki): İbni Cüreyc şunu söyledi: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki; kendisi Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanlardan herhangi birinin bağlanıp tutularak öldürülmesini yasak etti.

13

{M-4} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy rivayet etti. H. Bana Abdurrahman b. Bişr de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den Muâz'ın hadîsi gibi ve onun isnadı ile rivayette bulunmuşlardır. Yalnız başına Muâz'dan gayrî hiç bîri bu hadîste Huzeyfe'ye şahid oldum, dememişlerdir. Onlar yalnız: «Huzeyfe su istedi» demişlerdir

14

{M-5} Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Mansûr'dan naklen haber verdi. H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy, İbnî Avn'den rivayet etti. Her iki râvi Mücâhid'den, o da Abdurrahman b. Ebî Leylâ'dan, o da Huzeyfe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ı\en naklen yukarda söylediklerimizin hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır

15

Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti; o da Abdurrahman'dan (yâni İbni Ebî Leylâ'dan) dinlemiş. Abdurrahman şunu söylemiş: Ben Huzeyfe Medâin'de su isterken yanında idim. Ona bir insan gümüşten bir kabla geldi... Râvi bu hadîsi İbni Ukeym'in Huzeyfe'den rivayet ettiği hadîs mânâsında nakletmiştir.

16

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğini, onun da İbnü Ömer'den, onun da Ömer b. Hattâb'dan naklettiği şu hadîsi okudum. Ömer b. Hattâb mescidin kapısında ipekli çizgili bir kumaş görmüş de : — Yâ Resûlallah! Bu kumaşı satın alsan da cuma günü halka ve sana geldikleri vakit heyetlere onu giysene! demiş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu ancak âhirette bir nasîbi oîmayan giyer.» buyurmuş. Bilâhare Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bu cinsten hülleler gelmiş. O da Ömer'e bunlardan bir hülle vermiş. Ömer : — Bunu bana giydirdin, halbuki Utarid'in hüllesi hakkında söylediğini söyledin, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Ben onu sana giyesin diye giydirmedim.» buyurmuşlar. Artık Ömer de onu Mekke'de bulunan müşrik bir kardeşine giydirmiş

17

{…} Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki); Bize babam ri­vayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usame rivayet etti. H. Bize Mııhammed b. Ebî Bekr El-Mukaddemi dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysere, Musa b. Ukbe'den rivayet etti. Her iki râvi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

18

Bize Şeyban b. Ferrûh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hazim rivayet etti. (Dediki): Bize Nâfi' İbni Ömer'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Ömer: Utarid Et-Temîmi'yi pazarda siyera hüllesi teşhir ederken gördü... Utârid kıratları mesteder ve onların ihsanlarına nail olurdu. Ömer : — Yâ Resûlallah! Ben Utarid'i pazarda siyera hüllesi teşhir ederken gördüm. Onu satın alsan da, sana geldikleri vakit Arab hey'etlerine giysene! dedi. Zannederim onu cuma günü de giysene, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Dünyada ipeği ancak ve ancak âhirette nasibi olmayanlar giyer.» buyurdu. Bunun üzerinden birkaç zaman geçtikten sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e siyera hülleleri getirdiler. O da Ömer'e bir hülle gönderdi. Bir hülle de Usame b. Zeyd'e gönderdi. Bir hülle de Ali b. Ebî Tâlib'e verdi ve onu kadınlarının arasında baş bezi yapmak için parçala, dedi. Arkacığmdan Ömer hüllesini taşıyarak geldi. Ve: — Yâ Resûlallah! Onu bana göndermişsin. Halbuki dün Utarid'in hüllesi hakkında söyleyeceğini söyledin, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona öyle bir bakış baktı ki, bu yaptığını Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beğenmediğini anladı. Ve : — Yâ Resûlallah! Bana niye hakıyorsun, bunu bana sen gönderdin, dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben onu sana giyesin diye göndermedim. Lâkin onu kadınların arasında baş bezi yapmak üzere parçalayasın diye gönderdim.» buyurdular

19

Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yahya da rivayet ettiler. Lâfız Harmele'nindir. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Salim b. Abdillah rivayet ettiki, Abdullah b. Ömer şunu söylemiş: Ömer b. Hattâb pazarda satılan kaba ipekten ma'mul bir hülle buldu. Ve onu alarak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi: — Yâ Resûlallah! Bunu satın al da, bayram ve hey'etler için onunla zinetleıı! dedi. Onun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu ancak ve ancak nasibi olmayanların giysisidir.» buyurdu. Ömer Allah'ın dilediği kadar durdu. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona ince ipekten bir cübbe gönderdi. Az sonra Ömer ciibbe ile belirli ve onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e getirerek : — Yâ Resûlallah! «Bu ancak ve ancak nasibi olmayanların giysisidir.» Yahut «Bunu ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer.» dedin. Sonra onu bana gönderdin, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onu satarsın ve bir hacetini görürsün!» buyurdular

20

{…} Bize Harun b. Ma'ruf da rivayet etti. (Dediki): Bize İbııi Veîıb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr b. Haris, İbni Şihâb'dan bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi

21

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû Bekr b. Hafs, Sâlim'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki Ömer, Utârid oğullarından bir adamın üzerinde dibadan yahut ipekten bir kaftan görmüş de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e: Bunu satın alsan a! demiş. O da : «Bunu ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer!» buyurmuş. Derken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir siyera hüllesi hediyye edilmiş. (Ömer diyorki): Onu bana gönderdi. Ben: — Bunu bana gönderdin, halbuki onun hakkında söyleyeceklerini söylediğini ben işittim, dedim. «Onu ben sana ancak ve ancak istifade edesin diye gönderdim buyurdular

22

{M-1} Bana İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh rivâye etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekr b. Hars, Salim b. Abdillah b. Ömer'den, o da babasından naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb, Utarid oğullarından bir adamın üzerinde... görmüş. Râvi, Yahya b. Saîd hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Ben onu sana ancak faydalanasın diye gönderdim; onu sana giyesin diye göndermedim.» demiştir

23

{M-2} Bana Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. (Dediki): Babamı rivayet ederken dinledim (Dediki): Bana Yahya b. Ebî İshâk rivayet etti. (Dediki): Bana Salim b, Abdiliah İstebrak hakkında söz etti. Ben: O dibanın kalın ve sert olanıdır, dedim. Bunun üzerine şunu söyledi. Ben Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işittim : Ömer bir adamın üzerinde İstebrakdan bir hülle gördü, Ve onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi... Râvi, yukarkilerin hadîsi gibi anlatmış. Yalnız: «Bunun üzerine: Ben onu sana ancak ve ancak onunla mal kazanasın diye gönderdim buyurdu.» demiştir

24

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Abdülmelik'den, o da Esma binti Ebî Bekr'in azatlısı Abdullah'dan naklen haber verdi. Bu Abdullah Atâ'nın oğlunun dayısı idi (Demişki): Beni Esma', Abdullah b. Ömer'e gönderdi de şunları söyledi Duydumki, sen üç şeyi haram kılıyormuşsun: Elbisede alemi, ergovan eğer yastığını ve bütün Receb ayında oruç tutmayı! Abdullah da hnnc-şu cevâbı verdi. Söylediği Receb mes'elesine gelince ebedî onu; tutana ne diyecek! Söylediği elbisede alem mes'elesine gelelim. Ben Ömer b. Hattab'ı şunu söylerken işittim: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «İpeği ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer.» buyururken dinledim. Bu sebeple aleminde ipekten ma'dud olmasından korktum. Ergovan eğer yastığına gelince: İşte Abdullah'ın eğer yastığı!.. Bir de baktık yastık erguvandır. Bunun üzerine ben Esmâ'ya dönerek kendisine haber verdim. Esma: İşte Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cübbesi!.. dedi. Ve bana bir taylasanlar kısralar cübbesi çıkardı, Cübbe'nin ipekten yaması vardı. Kenarları dîba ile geçilmişti. Ve : — Bu cübbe vefatına kadar Âişe'nin yanında idi. O vefat edince ben aldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu giyerdi. İmdi bizde onu hastalar için yıkıyoruz, onunla şifâ taleb ediliyor, dedi

25

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyd b, Saîd Şu'be'den, o da Halife b. Kâ'b Ebû Zübyan'dan naklen rivâyet etti. (Demişki): Abdullah b. Zübeyr'i hutbe okurken dinledim. (Şöyle diyordu): Dikkat! Kadınlarınıza ipek giydirmeyin! Çünkü ben Ömer b. Hattâb'ı şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İpeki giymeyiniz. Çünkü onu dünyada giyen âhirette giymeyecektir.» buyurdular

26

Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dedikî): Bize Âsim-ı Ahvel Ebû Osman'dan rivayet etti. (Şöyle demiş): Biz Azerbeycan'da iken Ömer bize mektub yazdı. (Şöyle diyordu): Ey Utbe b. Fergat! Bu (mal) senin alnının terinden değildir. Babanın alnının terinden, annenin alnının terinden de değildir. O halde kendi menzilinde neden doyuyorsan, müslümanlari da menzillerinde onunla doyur. Refaha kaçmaktan, müşriklerin elbisesini giymekten ve ipek elbiseden sakının! Çünkü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi yasak etti. Ancak şöyle olabilir, dedi. Ve bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki parmağını, orta parmağı ile şehâdet parmağını kaldırdı. Onları yanyana getirdi. Züheyr demişki: Âsim şunu söyledi. «Bu mektubda vardır.» Râvi diyor ki: Züheyr de iki parmağını kaldırdı

27

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Abdil Hâmid rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs rivayet etti. Her iki râvi Asım'dan bu isnadla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen ipek hakkında yukarki hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

28

{M-1} Bize İbnİ Ebî Şeybe (bu zât Osman'dır) ile İshûk b. İbrahim El-Hanzalî de her ikisi birden Cerîr'den rivayet ettiler. Lâfız İshâk'ındır. (Dediki): Bize Cerîr, Süleyman Et-Teymî'dcn, o da Ebû Osman'dan naklen haber verdi, Ebû Osman şöyle demiş: Utbe b. Fergat ile beraber idik. Bize Ömer'in mektubu geldiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «ipeği ancak âhiretîe ondan nasibi olmayan kimse giyer. Yalnız şu kadar müstesna!» buyurmuşlar. Ebû Osman baş parmaktan sonra gelen iki parmağı ile işaret etti. Taylasanları gördüğüm zaman bana onlar TayIasanların düğmeleri gibi göründü

29

{M-2} Bize Muhammed b. Abdi'1-A'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir babasından rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Osman rivayet etti. (Dediki): Utbe b. Fergat'la beraber idik... Ve Cerîr'in hadîsi gibi rivayette bulunmuştur

30

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbnİ Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti. (Demişki): Ebû Osman En-Nehdî'yi dinledim. Şunu söyledi: Biz Utbe b. Fergat'la Azarbeycan'da yahut Şam'da iken Ömer'in mektubu geldi. (Şöyle diyordu): Bundan sonra: (Malûm ola ki) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipeği yasak etmiştir. Yalnız şu kadarı iki parmağı müstesna. Ebû Osman demişki: Biz bundan alemleri kasteddiğini anlamakla gecikmedik

31

{…} Bize Ebû Gassaıı El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz (Bu zât İbni Hişam'dır) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ama Ebû Osman'ın sözünü anmadı

32

Bize Ubeydullah b. Ömer EI-Kavârirî ile Ebû Ğassan El-Mismaî, Züheyr b. Harb, îshâk b. İbrahim, Muhammed b. Müsennâ ve İbni Beşşar rivayet ettiler. (İshâk: ahberana, ötekiler: haddesena tâbirini kullandılar.) (Dedilerki): Bize Muaz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki) Bana babam Katâde'den, o da Âmir Eş-Şâbi'dcn, o da Süveyd b. Ğafele den naklen rivayet etti ki, Ömer b. Hattâb Cabiye'de hutbe okumuş ve «Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ipek giymeyi yasak etti, yalnız iki parmak veya üç parmak yahut dört parmak yeri müstesna!» demiş

33

{…} Bize Muhammed b. Abdillah Er-Ruzzî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvehhab b. Ata', Saîd'deıı, o da Katâde'den bu isnadla bu hadîsin mislini haber verdi

34

Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile İshâk b. İbrahim El-Hanzalî, Yahya b. Habîb ve Haccac b. Şâir rivayet ettiier. Lâfız İbni Habîb'indir. (İshâk: Ahberana, Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Dedilerkî): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize Ibnü Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdiki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı şöyle derken işitmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün kendisine hediye edilen diba'dan bir kaftan giydi. Sonra onu çarçabuk çıkararak Ömer b. Hattab'a gönderdi. Kendisine (Onu ne çabuk çıkardın ya Resulallah!) dediler. O da: «Beni ondan Cibril men etti.» buyurdu. Derken ağlayarak Ömer geldi ve : — Yâ Resulallah! Bir şeyden hoşlanmadın ve onu bana verdin! Benim halim ne olacak? dedi. «Onu ben sana giyesin diye vermedim. Ancak ve ancak satasın diye verdim!» buyurdular. Onun üzerine Ömer onu iki bin dirheme sattı. İzah 2075 te

35

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman (yâni İbni Mehdi) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû Avn'den rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû Salih'i Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Alî şöyle demiş: ResûIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir siyera hüllesi hediye edildi de onu bana gönderdi. Ben de onu giydim. Ama yüzünden kızdığını anladım. «Onu ben sana gİyesin diye göndermedim. Ancak ve ancak onu kadınlar arasında baş bezleri yapmak için parçalayasın dîye gönderdim,» buyurdular

36

{…} Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Cafer) rivayet etti. Her iki râvi demişler ki : Bize Şu'be, Ebû Avn'den bu isnadla rivayette bulundu. Muâz'ın hadîsinde : «Bana emir buyurdu da onu kadınlarımın arasında taksim ettim.» cümlesi, Muhammed b. Ca'fer'in hadîsinde ise: «Onu kadınlarımın arasında taksim ettim.» cümlesi vardır. O : «Bana emretti» sözünü anmamıştır

37

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. Ebû Kureyb: Ahberana, Ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Ebû Avn-i Sekafî'den, o da Ebû Salih El-Hanefî'den, o da Alî'den naklen rivayet etti ki : Übeydir Dûme Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ipek bir elbise hediye etmiş. O da onu Alî'ye vererek: «Bunu baş bezi olarak Fâtimeler orasında taksim et!» buyurmuşlar Ebû Bekir'le Ebû Kureyb: «Kadınlar arasında..» dediler

38

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den, o da Abdü'l-Melik b. Meysera'dan, o da Zeyd b. Vehb'den, o da Alî b. Ebî Tâlib'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bana bîr sîyera hüllesi giydirdi. Ben de onun içinde dışarıya çıktım. Ama Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yüzünde öfkelendiğini gördüm ve onu kadınlarımın arasında parçaladım. İzah 2075 te

39

Bize Şeyban b. Ferrûh ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Avâne, Abdurrahman b. Esamm'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ömer'e atlas bir cübbe gönderdi. Bunun üzerine Ömer : — Bunu bana gönderdin, halbuki onun hakkında söyleyeceğini söyledin, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Onu ben sana giyesin diye göndermedim. Ancak ve ancak parasından istifade edesin diye gönderdim! buyurdular. İzah 2075 te

40

Size Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (bu zat İbni Uîeyye'dir), Abdulaziz b. Suheyb'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim ipeği dünyada giyerse, onu âhirette giymez.» buyurdular. İzah 2075 te

41

Bana İbrahim b. Musa Er-Râzî rivayet etti. (Dediki): Bize Şuayb b. İshâk Ed-Dımeşkî, Evzâî'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Şeddâd Ebû Amnıâr rivayet etti. (Dediki): Bana Ehû Ümâme rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim ipeği dünyada giyerse, âhirette onu giymez.» buyurmuşlar. İzah 2075 te

42

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezîd b. Ebî Habib'den, o da Ebû'I-Hayr'dan, o da Ukbe b. Âmir'den naklen rivayet etti ki... (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ipek bir kaftan hediye edilmiş. O da onu giymiş, sonra onun içinde namaz kılmış. Sonra giderek hoşlanmazmış gibi onu şiddetle çekip çıkarmış ve: «Takva sahiplerine bu yakışmıyor.» buyurmuş

43

{…} Bu hadîsi bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti, (Dediki): Bize Dahhâk (yâni Ebû Asım) rivayet etti, (Dediki): Bize Abdülhamid b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Yezid b. Ebî Habib bu îsnadla rivayette bulundu

44

Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Saîd b. Ebî Arûbe'den rivayet etti. (Demişki): Bize Katâde rivayet etti. Onlara da Enes b. Mâlik haber vermişki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvâm'a kendilerinde uyuz veya ağrı bulunduğu için seferde ipek gömlek giymelerine ruhsat vermiştir

45

{m-1} Bize bu hadisi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd bu isnâdla rivayet etİt ama «seferde...» kaydını anmadı

46

Bize bu hadîsi yine Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes (Şöyle demiş); Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zübeyr b. Avvâm ile Abdurrahman h. Avf'a kendilerinde bulunan bir uyuzdan dolayı ipek giymeye ruhsat verdi. Yahut onlara ruhsat verildi

47

{…} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivâyet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti

48

Bana bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki); Bize Katâde rivayet etti. Ona da Enes haber vermişki, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvâm, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bitten şikâyet etmişler. O da iştirak ettikleri bir gazada onlara ipek gömlek giymeye ruhsat vermiş

49

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişam rivayet etti. (Dediki): Bana babam Yahya'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Muhammed b. İbrahim b. Haris rivayet etti. Ona da İbni Ma'dan haber vermiş. Ona da Cübeyr b. Nüfeyr haber vermiş, ona da Abdullah b. Amr b. As haber vermiş. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim üzerimde sarıya boyanmış iki elbise gördü de : «Şüphesiz ki, bunlar küffârın giysilerindendir, Binâenaleyh sen onları giyme!» buyurdular

50

{…} Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Harun rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm haber verdi. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Alî b. Mübârek'ten rivayet etti. Her iki râvi Yahya b. Ebî Kesîr'den bu isnadla rivayette bulunmuş ve «Hâlid b. Ma'dân'dan» demişlerdir

51

Bize Dâvud b. Rüşeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Eyyûb El-Mûsılî rivayet etti. (Dediki); Bize İbrahim b. Nâfi', Süleyman El-Ahvel'den, o da Tâvus'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim üzerimde sarıya boyanmış iki elbise gördü de: «Bunu sana annen mi emretti?» dedi. — Ben onları yıkarım, dedim. «Hattâ onları yak!» buyurdular. İzah 2078 de

52

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da İbrahim b. Abdillah b. Huneyn'den, onun da babasından, onun da Alî b. Ebî Tâlib'den naklen rivayet ettiği şu ha­dîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kass ipeklisiyle sarıya boyanmış elbise giymeyi, bîr de altın yüzük takınmayı ve Ruku'da Kur'an okumayı yasak etmiş

53

Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana İbrahim b. Abdillah b. Huneyn rivayet etti. Ona da babası rivayet etmişki: Kendisi Ali b. Ebî Tâlib'i şöyle derken işitmiş. Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Rüku'da olduğum halde Kur'an okumayı, altın ve sarı boyalı şeyler giymeyi yasak etti

54

HADİS 1 — AMR B. ABESE'NİN İSLAM'A GİRİŞİ, NAMAZ VAKİTLERİ VE ABDESTİN FAZİLETİ

(Yukarıda kapsamlı biçimde sunulmuştur. Özet için aşağıya bakınız.)

Ana Temalar: ✦ Amr b. Abese'nin cahiliye döneminde dahi fıtratının doğruluğu fark etmesi ✦ Resulullah (s.a.v.) ile Mekke'deki ilk buluşma ✦ İlk müminler: Hz. Ebu Bekir (hür) ve Hz. Bilal (köle) ✦ Namaz vakitlerinin sınırları ve yasaklı vakitlerin hikmeti ✦ Abdest organlarının yıkanmasıyla günahların dökülmesi ✦ Sahabe neslinin rivayetteki titizliği

Allah en iyi bilendir. (Vallahu A'lem)

══════════════════════════════════════════════════════

HADİS 2 — GÜNEŞ TUTULMASI NAMAZI VE İBRAHİM'İN VEFATI

📖 RİVAYET ZİNCİRİ (SENEDİ)

Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Muhammed b. Abdullah b. Numeyr → Abdullah b. Numeyr (baba) → Abdülmelik → Ata → Cabir (r.a.

───────────────────────────────────────────

📜 HADİS METNİ — OLAY ÖZETİ

🔹 1. BÖLÜM: GÜNEŞİN TUTULMASI VE HALK

Resulullah (s.a.v.) zamanında oğlu İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutuldu.

Halk dedi ki: "Güneş ancak İbrahim'in vefatı için tutulmuştur.

───────────────────────────────────────────

🔹 2. BÖLÜM: GÜNEŞ TUTULMASI NAMAZININ KILINIŞ ŞEKLİ

Resulullah (s.a.v.) ayağa kalkarak cemaate iki rekât namaz kıldırdı. Ancak bu namaz olağanüstü bir yapıdaydı:

Toplam: 4 Secde — 6 Rükû

┌─────────────────────────────────────────────┐ │ BİRİNCİ REKÂT │ ├─────────────────┬───────────────────────────┤ │ 1. Kıyam │ Uzun kıraat │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 1. Rükû │ Kıyam kadar uzun │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 2. Kıyam │ 1. kıraattan kısa kıraat │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 2. Rükû │ Kıyam kadar uzun │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 3. Kıyam │ 2. kıraattan kısa kıraat │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 3. Rükû │ Kıyam kadar uzun │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 2 Secde │ Normal süre │ └─────────────────┴───────────────────────────┘

┌─────────────────────────────────────────────┐ │ İKİNCİ REKÂT │ ├─────────────────┬───────────────────────────┤ │ Aynı şekilde │ 3 rükû — her biri │ │ │ bir öncekinden uzun │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ Rükûlar │ Sücûd kadar uzun │ ├─────────────────┼───────────────────────────┤ │ 2 Secde │ Normal süre │ └─────────────────┴───────────────────────────┘

📌 NOT: Namaz sırasında Resulullah (s.a.v.) geriye doğru çekildi, cemaat da geriye çekildi. Ebu Bekir rivayetinde: "Kadınlar safına kadar gittik." denilmektedir. Sonra tekrar ilerledi ve cemaatla birlikte eski yerine döndü.

───────────────────────────────────────────

🔹 3. BÖLÜM: NAMAZIN ARDINDAN HUTBESİ

Namaz bittiğinde güneş de eski haline dönmüştü. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Ey Cemaat! Güneş ile ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Bunlar insanlardan hiçbir kimsenin ölümünden dolayı tutulmazlar. (Ebu Bekir: 'Beşerin ölümünden dolayı' demiştir.)

Bu nevi bir şey gördüğünüzde açılıncaya kadar namaz kılın.

───────────────────────────────────────────

🔹 4. BÖLÜM: NAMAZ SIRASINDA CEHENNEMİN GÖRÜLMESİ

Resulullah (s.a.v.) devam etti:

"Size vaad edilen hiçbir şey yoktur ki ben onu şu namazımda görmüş olmayayım.

Bana cehennem getirildi. Bu, yalını bana dokunur korkusuyla geriye çekildiğimi gördüğünüz sırada oldu.

Orada şunları gördüm:

🔥 Çomaklı Herif: Hacıların paralarını çomağıyla çalardı. Mal çalındığını anlayan olursa: 'Çomağıma takıldı' derdi. Farkına varan olmazsa alır götürürdü. → Ateş içinde bağırsaklarını sürüyordu.

🐱 Kedi Sahibi Kadın: Kediyi bağlayarak aç bırakmıştı. Yerin haşeratından yemesine de izin vermemişti. Hayvan açlıktan ölmüştü. → Cehennemi hak etmişti.

───────────────────────────────────────────

🔹 5. BÖLÜM: NAMAZ SIRASINDA CENNETİN GÖRÜLMESİ

Resulullah (s.a.v.) devam etti:

"Sonra bana cennet de getirildi. Bu, ileriye doğru yürüdüğümü gördüğünüz sırada oldu.

Yemin olsun ki elimi uzattım, siz göresiniz diye cennetin meyvelerinden koparmak istedim. Sonra bunu yapmamayı düşündüm.

İşte bu suretle size vaad edilen her şeyi ben bu namazımda görmüş oldum.

═══════════════════════════════════════════

🔑 TEMEL KAVRAMLAR

▸ Güneş Tutulması Namazı (Salatu'l-Küsuf): Olağan namazdan farklı olarak her rekâtta birden fazla rükû yapılan özel bir namazdır. Bu rivayete göre her rekâtta 3 rükû, toplamda 6 rükû ve 4 secde ile kılınmıştır.

▸ "Güneş şeytanın iki boynuzu arasında..." Bu hadiste güneş tutulmasının Allah'ın ayetlerinden biri olduğu vurgulanmakta; herhangi bir kişinin ölümüyle ilişkilendirilmesi kesinlikle reddedilmektedir.

▸ Geriye ve İleriye Yürüme: Cehennem gösterildiğinde Resulullah (s.a.v.) geriye çekilmiş, cennet gösterildiğinde ileriye yürümüştür. Cemaat bu hareketleri takip etmiştir.

▸ Çomaklı Herif (Sahib-i Akkaz): Haccedenlerin mallarını hırsızlık yoluyla çalan kişinin ahiretteki cezasına dair bir örnek.

▸ Kedi Sahibi Kadın: Daha önce Buhari ve Müslim'in çeşitli hadislerinde de geçen, kediyi aç bırakarak öldüren kadının cehennemdeki azabına dair bir örnek.

═══════════════════════════════════════════

⚖️ HADİSTEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER

1️⃣ GÜNEŞ VE AY TUTULMASINININ ANLAMI: Güneş ve ay Allah'ın ayetleridir. Bunların tutulması herhangi bir insanın ölümüyle veya doğumuyla asla ilişkilendirilemez. Bu tür batıl inanç kesinlikle reddedilmiştir.

2️⃣ GÜNEŞ TUTULMASI NAMAZININ YAPISI: Her rekâtta birden fazla (bu rivayette 3) rükû yapılır. Kıraatler ve rükûlar giderek kısalır. Bu hususta mezheplerin görüşleri farklılık gösterse de bu rivayet en fazla rükû sayısını ortaya koymaktadır.

3️⃣ GÜNEŞ TUTULMASINDA NE YAPILMALI: Tutulma açılıncaya kadar namaz kılmak emredilmiştir. Bu, Müslümanların kozmik olaylar karşısındaki tutumunu belirleyen temel bir esastır.

4️⃣ CEHENNEM AZABININ GERÇEKLİĞİ: Resulullah (s.a.v.) bu namaz sırasında cehennemi bizzat görmüş ve oradaki azap manzaralarını aktarmıştır. → Hırsızlık ve hayvan haklarına tecavüzün ağır sonuçları özellikle vurgulanmaktadır.

5️⃣ CENNETİN GERÇEKLİĞİ: Resulullah (s.a.v.) cenneti de görmüş ve meyvelerini koparmak istemiştir. Bu, cennetin somut gerçekliğine işaret etmektedir.

6️⃣ HAYVAN HAKLARI: Kediyi aç bırakarak öldüren kadının cehennemde azap görmesi, İslam'ın hayvan haklarına verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır.

7️⃣ HAKKI GİZLEMEK VE HIRSIZLIK: Çomaklı hırsızın azabı, mal ve para konusundaki dürüstlüğün ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle hacılar gibi savunmasız kişileri hedef almanın ağırlığı dikkat çekicidir.

───────────────────────────────────────────

💡 GENEL DEĞERLENDİRME

Bu hadis birden fazla önemli konuyu bir arada ele almaktadır:

✦ Güneş tutulması namazının kılınış biçimi ve hikmeti ✦ Kozmik olayların batıl yorumlarının reddedilmesi ✦ Namaz sırasında cennet ve cehennemin gösterilmesi ✦ Somut günah örnekleri ve ahiretteki karşılıkları ✦ Hz. İbrahim'in vefatı vesilesiyle ortaya çıkan bir sünnetin öğretilmesi

Allah en iyi bilendir. (Vallahu A'lem)

55

Bize Heddâb b. Hâlid rivayet etti. Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde rivâyeî: etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'e : — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e. elbisenin hangisi daha makbuldü yahut Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hangi elbiseyi beğenirdi? dedik. — Pamuklu! cevâbını verdi

56

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muaz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in en sevdiği elbise pamuklu idi, demiş

57

Bize Şeyban b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğire rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Ebû Bürde'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Âişe'nin yanına girdim de bize Yemen'de yapılan kalın bir çarşafla mülebbede dedikleri cinsten bir kilim çıkardı. Ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu iki elbisenin içinde vefat etti, diye Allah'a yemin verdi

58

Bana Ali b. Hucr Es-Sa'dî ile Muhammed b. Hatim ve Yâ'kub b. İbrahim toptan İbni Uleyye'den rivayet ettiler. İbni Hucr (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan, o da Humeyd b. Hilâl'den, o da Ebû Bürde'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bize Âişe bir çarşaf ile mülebbed bir kilim çıkardı. Ve : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun içinde dünyadan gitti, dedi. İbni Hatim kendi hadîsinde «Kalın bir çarşaf» dedi

59

{…} Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki); Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Eyyûb'dan, bu isnad ile bu hadîsin mislini haber verdi. Ve : «Kalın bir çarşaf» dedi. İzah 2082 de

60

Bana Süreye b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyya b. Ebî Zaide, babasından rivayet etti. H. Bana İbrahim b. Musa da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zaide rivayet etti. H. Bana Ahmed b. Hanbel dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Mus'ab b. Şeybe'den, o da Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir sabah, üzerinde siyah kıldan ma'mul çizgili bir örtü olduğu halde (dışarı) çıktı. İzah 2082 de

61

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerine dayandığı yastığı deriden olup içi lif dolu idi

62

Bana Ali b. Hucr Es-Sa'dî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerinde yattığı döşeği deriden olup dolgusu lif idî

63

{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye haber verdi. Her iki râvi Hişâm b. Urve'den bu isnad ile rivayet etmiş ve «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yatağı» demişlerdir, Ebû Muâviye'nin hadîsinde: «Üzerinde yattığı...» kaydı vardır

64

Bize Kuteybe b. Saîd ile Amr'un-Nâkıd ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Amr ile Kuteybe haddesena, İshâk ise ahberanâ tâbirlerini kullandılar.) (İshâk dediki): Sise Süfyân, İbni Münkedir'den, o da Câbir'den naklen haher verdi. Câbir (Şöyle de­miş): Evlendiğim vakit Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Yaygı edindin mi?» diye sordu. Ben: — Bizim nereden yaygımız olsun! dedim. — «Beri bak, bu olacak!» buyurdu

65

Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'dan, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Evlendiğim vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana : «Yaygı edindin mı?» diye sordu. Ben : — Bizim nereden yaygımız olsun! dedim. «Beri bak, bu olacak!» buyurdular. Câbir demişki, hanımımda bir yaygı var. Ben şunu benden uzaklaştır diyorum, o da: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu olacak, buyurdu.» diyor

66

{…} Bana bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet etti. Bize Süfyân bu isnad ile rivayette bulundu. Ve «Ben de onu bırakıyorum» cümlesini ziyade etti

67

Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ebû Hânî rivayet etti ki, kendisi Ebû Abdirrahman'ı, Câbir b. Abdillah'dan naklen, ona da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylemiş olmak üzere şöyle derken işitmiş: «Erkek için bir döşek, karısı için de bîr döşek. Üçüncüsü misafir için, dördüncüsü de şeytan içindir.»

68

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi' ile Abdullah b. Dinar ve Zeyd b. Eslem'den dinlediğim, onların da her birinin İbni Ömer'den naklen haber verdiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Elbisesini büyüklenerek sürüyen kimseye Aliah bakmaz.» buyurmuşlar

69

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize İbnü Numeyr'de rivayet etti, (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd dâhi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dır) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Ubeydulİah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail rivayet etti. Her iki râvi Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Kuteybe ile İbni Rumh dahî Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Harun El-Eylî de rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den nak­len Mâlik'in (42) hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar. Ve hadîse «Kıyamet gününde...» kaydını ziyade etmişlerdir

70

Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed babası ile Salim b. Abdillah'dan ve Nâfi'den, onlar da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki elbisesini büyüklenerek sürükleyen kimseye Allah kıyamet gününde bakmayacaktır.» buyurmuşlar

71

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, Şeybânî'den rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvi Muharib b. Disar ile Cebele b. Süheym'den, onlar da İbnî Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur

72

Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale rivayet etti. (Dediki): Sâlîm'den dinledim. O da İbni Ömer'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim büyüklenerek elbisesini sürüklerse, kıyamet gününde Allah ona bakmayacaktır.» buyurdular

73

{…} Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bize Hanzale b. Ebi Süfyân rivayet etti. (Dediki): Ben İbnü Ömer'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarki hadîsin mislini söylerken dinledim. Yalnız o «elbisesini...» demiştir

74

Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Müslim b. Yennâk'ı İbnü Ömer'den naklen rivayet ederken dinledim. İbnü Ömer elbisesini sürükleyen bir adam görmüş de : — Sen kimlerdensin? diye sormuş. O da kendisine nesebini bildirmiş. Bir de ne görsün Benî Leys'den bir adam. İbni Ömer onu tanımış. (Demişki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şu iki kulağımla dinledim: «Bir kimse elbisesini sürükler de bununla büyüklenmekten başka bir şey kasdetmezse, muhakkak kıyamet gününde Allah o kimseye bakmaz!» buyuruyordu

75

{…} Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Melik (yâni İbni Ebî Süleyman) rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Yûnus rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Halef de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bana İbrahim (yâni îbni Nâfi') rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Müslim b. Yennâk'dan, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız Ebû Yûnus'un hadîsinde: «Müslim Ebû'l-Hasen'den» kaydı vardır. Ve toptan hepsinin rivayetlerinde : «Bir kimse örtüsünü sürüklerse...» ifadesi vardır. «Elbisesini...» dememişlerdir

76

Bana Muhammed b. Hatim ile Harun b. Abdillah ve İbni Ebî Halef de rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Muhammed b. Abbâd b. Cafer'i şunu söylerken işittim : Nâfi' b. Abdil Hâris'in azatlısı Müslim b. Yesâr'a İbni Ömer'e sormasını emrettim. Ben de aralarında oturmakta olduğum halde : — Sen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den örtüsünü büyüklenerek sürükleyen kimse hakkında bir şey işittin mi? dedi. — Onu «Kiyâmet gününde Allah ona bakmaz» buyururken işittim. Cevâbını verdi. İzah 2087 de

77

Bana Ebû't-Tahir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed Abdullah b. Vâkıd'dan, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e uğradım örtümde sarkıklık vardı. «Yâ Abdellah örtünü kaldır!» dedi. Ben de kaldırdım. Sonra: «Ziyade et!» buyurdu. Ben de ziyâde ettim. Bundan sonra evlâ olanı araştırmaya devam ettim. Cemaattan biri: — Nereye kadar? diye sordu. — Baldırların yarılarına kadar, cevâbını verdi. İzah 2087 de

78

Bize Ubeydullalı b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Muhammenden (Bu zat İbni Ziyaddır) rivayet etti. (Dediki): Ebû Hureyre'yi dinledim. Örtüsünü sürükleyen bir adam gördü de ayağı ile yere vurmaya başladı. Kendisi Bahreyn valisi idi ve: Vali geldi! Vali geldi! Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, küstahça şımarıklıkla izarını sürükleyen kimseye Allah bakmaz» buyurdular. diyordu

79

{…} Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Cafer rivayet etti.) H. Bize bu hadîsi İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İbni Ca'fer'in hadîsinde: «Mervan Ebû Hureyre'yi kendi yerine halife bırakırdı.» cümlesi vardır. İbni Müsennâ'nın hadîsinde ise: «Ebû Hureyre Medîne üzerine Halife bırakılırdı.» ibaresi vardır

80

Bize Abdurrahman b. Sellâm El-Cümahî rivayet etti. (Dediki): Bize Rabi' (yâni İbni Müslim), Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Bir adam yürürken omuzuna sarkan saçları ile iki elbisesini beğenmiş de birdenbire yere batmış, o tâ kıyamet kopuncaya kadar kıvrana kıvrana yerin dibine batmaya devam edecektir.» buyurmuşlar

81

{…} Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Beşşâr da Muhammed b. Ca'fer'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet etîi, (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy rivayet etti. Bu râvilerin hepsi: Bize Şu'be, Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin benzerini rivayet etti, demişlerdir

82

TRANSLATION 1: Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. (Dedi ki): Bize Seyf rivayet etti. (Dedi ki): Mücâhid'i şunu söylerken işittim, Abdurrahman b. Ebî Leylâ'yı dinledim. (Şöyle dedi): Huzeyfe su istedi de ona bir Mecûsi gümüş bir kabtan su verdi. Bunun üzerine Huzeyfe şunları söyledi: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i dinledim: «İpeği ve dibayı giymeyin! Altın ve gümüş kablardan içmeyin! Onların sahanlarından da yemeyin! Çünkü bunlar dünyada onlarındır.» buyuruyordu

TRANSLATION 2: Bize Kuteybe b. Said rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muğire (yâni El-Hizâmî), Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Bir adam kendini beğenmiş, iki elbisesinin içinde kırıtarak yürürken Allah onu yere batırmıştır. O tâ kıyamet gününe kadar paldır küldür yere batmakta devam edecektir.»

83

{m1} Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam h. Münebbih'ten naklen baber verdi. Hemnıam: Bize Ebû Hureyre'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri şudur, demiş ve bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle de buyurdu : «Bir adam iki elbise içinde kırıtırken...» bundan sonra râvi yukarki hadîsin mislini rivayet etmiştir

84

{m-2} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affan rivayet etti, (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit'ten, o da Ebû Râfi'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Sizden önce geçenlerden bir adam bir hüllenin içinde kırıtıyordu...» Bundan sonra râvi yukarkilerin hadîsi gibi hikâye etmiştir

85

Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bizi babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Nadr b Enes'den, o da Beşîr b. Nehîk'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki: Altın yüzükteı nehiy buyurmuştur

86

{…} Bize bu hadîsi Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivâyet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla rivayette bulundu

87

İbni Müsennâ'nın hadîsinde (şu vardır.) (Dediki): Ben Nadr b. Enes'den dinledim. (Dediki): Bana Muhammed b. Sehl Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Meryem rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ca'fer haber verdi. (Dediki): Bana İbrahim b. Ukbe, İbni Abbas'ın azatlısı Kureyb'den, o da Abdullah b. Abbâs'dan naklen haber verdi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adamın elinde altından bir yüzük görmüş de onu hemen çıkarıp atmış ve: «Sizden biriniz ateşten bir kor alıyor da, onu eline koyuyor.» buyurmuşlar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gittikten sonra adama: — Al yüzüğünü, onunla faydalan! demişler: — Hayır! Vallahi onu ebediyen alamam. Onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) attı, demiş. İzah 2091 de

88

Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet ettiki: Hadis-i Şerif: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altından bir yüzük yaptırmış. Onu giydiği vakit taşını avııcunun içine çevirirmiş. Halk da yaptırmışlar. Sonra minberin üzerine oturmuş ve yüzüğü çıkararak : «Ben bu yüzüğü giyiyor ve taşını içeriye çeviriyordum.» dedi. Hemen yüzüğü attı. Sonra: «Vallahi onu ebediyen giymem!» buyurdular. Arkasından halk da yüzüklerini attılar. Hadisin lâfzı Yahya'nındır

89

{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. H. Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bizt Yahya b. Saîd rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlîd b. Haris rivayet etti. H. Bize Sehl b. Osman dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ukbe b. Hâlid rivayet etti. Bu râviîeriıı hepsi Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den. o âz İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemi'den altın yüzük hakkında bu hadîsi rivayet etti. Ukbe b. Hâlid hadîsinde : «Onu sağ eline taktı» cümlesini ziyâde etmiştir)

90

{m-2} Bu hadîsi bana Ahmed b. Abde dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdi'l-Vâris rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Muhammed b. İshâk El-Müseyyeb'i de rivayet etti. (Dediki): Bize Enes (yâni İbni Iyaz) Musa b. Ukbe'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abbâd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim rivayet etti. H. Bize Harun El-Eylî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. Bunların hepsi Usâme'den cemaatça Nâfi'den, o da ibnî Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den altın yüzük hakkında Leys'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. DİKKAT İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR

91

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr, Ubeydullah'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Uheydullah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) gümüşten bir yüzük edindi. Bu yüzük onun elinde idi. Sonra Ebû Bekr'in, ondan sonra Ömer'in, ondan sonra Osman'ın elinde bulundu. Nihayet ondan Eriz kuyusuna düştü. Nakşı: Muhammedürresulullah idi. İbni Numeyr: «Nihayet kuyuya düştü.» dedi. «Ondan» demedi

92

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amr'un-Nâkıd, Muhammed b. Abbâd ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfz Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Eyyub b. Musa'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) altın bir yüzük edindi. Sonra onu bıraktı. Bilâhare gümüşten bir yüzük edindi. Onun üzerine «MuhammedürResûlullah» cümlesini nakşettirdi. Ve : «Benim bu yüzüğümün nakşı üzerine kimse nakış yapmasın!» buyurdular. Onu giydiği vakit, taşını avucunun içine çevirirdi. Muaykîb'den Eriz kuyusna düşen yüzük odur

93

{…} Bize Yahya b. Yahya ile Halef b. Hişâm ve Ebû'r-Rabî' 'El-Atekî hep birden Hammad'dan rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd, AbdûI'Aziz b. Sühayb'daıı, o da Enes b. Mâlik'den nakBen haber verdiki. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten bir yüzük edinmiş ve üzerine: «Muhammedürresûİullah» cümlesini nakşetmiş. Halkada : «Ben gümüşten bir yüzük edindim. Ve üzerine "Muhammedürresûluliah" cümlesini nakşettim. Artık hiç bir kimse bunun nakşı üzerine nakış yapmasın!» buyurmuşlar

94

Bize Ahmed b. Hanbel ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbnî Uleyye), Abdul-Aziz b. Suhayb'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayet etti. Ama hadîste Muhammedürresûluliah cümlesini anmadı. DİKKAT İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR

95

Bize Muhammed b. Miisennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. İbni Müsennâ (Dediki); Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Katâde'yi Enes b. Mâlik'den hadîs rivayet ederken dinledim. Enes (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Romalılara mektup yazmak istediği vakit ashab : — Onlar mühürsüz mektub okumazlar, dediler. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten bir yüzük edindi. Ben onun beyazını ResûIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde hâlâ görüyor gibiyim nakşı «Muhammedürresûlullah» idi

96

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebiyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Acemlere mektub yazmak istemişti. Kendisine : — Acemler üzerinde mührü olmayan mektubu kabul etmezler, dediler. Bunun üzerine gümüşten bir yüzük yaptırdı. Enes: «Onun elinde yüzüğün beyazını hala görür gibiyim.» demiş

97

Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Biz Nuh b. Kays, kardeşi Hâlid b. Kays'dan, o da Katâde'den, o da Enes'de naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kisra ile Kayser'e ve Necâşi'ye mektub yazmak istemiş de (kendisine) : — Onlar mühürsüz mektub kabul etmezler, denilmiş. Bunun üzerin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gümüşten halka bir yüzük yaptırmış, üzerinde MuhammedürResûlullah» cümlesini nakşettirmiş

98

Bana Ebû İmrân Muhammed b. Ca'fer b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni İbni Sa'd), İbni Şihab'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi ki: Enes, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde gümüş yüzüğü bir gün görmüş. Enes demişki: Bunun üzerine halk yüzükleri gümüşten yaptırarak onu takındılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüğünü attı halk da yüzüklerini attılar

99

Bana Muhammed h. Abdillah b. Numeyr rivayet etti, (Dediki): Bize Ravh rivayet etti, (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ziyâd haber verdi. Ona da İbni Şihâb haber vermiş. Ona da Enes b. Mâlik haber vermişki: Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde gümüşten yüzüğü bir gün görmüş. Bundan sonra halk yüzükleri gümüşten yapıp takınmaya başlamışlar. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüğünü atmış, halk da yüzüklerini atmışlar

100

{…} Bize Ukbe b. Mükram El-Ammî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âsim, İbni Cüreyc'deıı bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti

101

Bize Yahya b. Eyyûb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb EI-Mısrİ rivayet etti, (Dediki): Bana Yûnus b. Yezîd, İbnİ Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in yüzüğü gümüşten, taşı da Habeş boncuğundandi

102

Bize Osman b. Ebî Şeybe ile Abbâd b. Musa da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Talha b. Yahya (bu zat evvelâ ensâri, sonra zürekîdir), Yûnus'dan, o da İbni Şihab'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} sağ eline gümüş bir yüzük takmış. Yüzükte Habeşistan'dan bir taş varmış. Yüzüğün taşını avuç tarafına çevirirmiş

103

{…} Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bana İsmail b. Ebî Üveyz rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Bilâl, Yûnus b. Yezid'den bu isnadla Talha b. Yahya'nın hadîsi gibi rivayette bulundu

104

Bana Ebû Bekr b. Hallâd El-Bâhilî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahnıan b. Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in yüzüğü şunda idi, demiş ve sol elinin küçük parmağına işaret etmiştir

105

Bana Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Ebû Kureyb hep birden İbni İdris'ten rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dedilerki); Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Asım b. Küleyb'i, Ebû Bürde'den, o da Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Ali, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kasdederek : Benî yüzüğümü şuna takmaktan yahut ondan sonra gelene takmaktan men etti. —Âsim bu ikinin hangisini dediğini bilememiştir.— Beni Kass ipeklisi giymekten ve eğer yastıkları üzerine oturmaktan da men etti, demişiir. Demişki, Kass ipeklisi çizgili bir takım kumaşlardır. Bunlar Mısır'dan ve Şam'dan getirilir. Onlarda şuna benzer şeyler vardır. Eğer yastıklarına gelince, bu kadınların kocaları için semer üstüne koydukları ergovanî kadifeler gibi bir şeydir

106

{…} Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Asım b. Kureyb'den, o da Ebû Musa'nın bîr oğlundan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Ali'yi dinledim... Ve râvi bu hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki gibi anlatmıştır

107

{m-2} Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Âsim b. Kureyb'den rivayet etti. (Demişki): Ebû Bürde'yi dinledim. Dediki; Alî b. Ebî Tâlib'i dinledim, şunu söyledi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kasdederek: Nehyetti yahut beni nehyetti... dedi. Ve râvi yukarki hadîs gibi rivayette bulunmuştur

108

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'l Ahvâs, Âsim b. Kureyb'den, o da Ebû Bürde'den naklen haber verdi. (Demişki): Alî şunu söyledi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni şu ve şu parmağıma yüzük takmaktan menetti. Ve orta parmağı ile ondan sonra gelene işaret etmiştir

109

Bana Seleme b. Şebib rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Makil, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbîr'den naklen rivayet etti. Câbir şöyie demiş. Beraber gaza ettiğimiz bir gazvede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Takunyaları çoğaltın! Çünkü bir kimse takunya giydiği müddetçe binek gitmekte daimdir.»

110

Bize Abdurrahman b. Scllâm El-Cümahi rivayet etti. Bize Rabî b. Müslim Mııhammed'den (yâni İbni Ziyad'dan), o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bîriniz ayakkabı giydiği vakit sağdan başlasın! Çıkardığı vakit de soldan başlasın. Onları ya ikisini birden giysin yahu? ikisini birden çıkarsınl» buyurmuşlar

111

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebûz-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bîriniz tek bir ayakkabı içinde yürümesin. Onları ya ikisini birden giysin yahut ikisini birden çıkarsın!» buyurmuşlar. İzah 2098 de

112

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Lâfz Ebû Kureyb'indir.) (Dedilerki): Bize İbni İdris, A'meş'den, o da Ebû Rezîn'den naklen rivayet etti. Ebû Rezîn şöyle demiş: Ebu Hureyre bizim yanımıza çıktı da, eliyle alnına vurarak şunları söyledi Beri bakın! Siz kendiniz hidayete erip, benim sapmam için, benim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine yalan söylediğimi konuşuyorsunuz. Dikkat edin, ben şehâdet ederim ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmişimdir : «Birinizin potîn bağı kopfuğu vakit onu islâh etmedikçe ötekinin içinde yürümesin!»

113

{…} Bana bu hadîsi Alî b. Hucr Es-Sa'dî de rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir haber verdi. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Rezîn ile Ebû Salih'den, onlar da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu mânâda haber verdi

114

Bize Kuteybe b. Said IMâlik b. Enes'den —Ona okunanlar meyanında—, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki, Resnlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kişinin sol eliyle yemek yemesini yahut bir tek ayakkabı içinde yürümesini, bir elbiseye sırılsıklam sarılmasını ve avret mahallini açarak bir elbiseye bürüııdüğü halde ayaklarını dikip oturmasını yasak etmiştir

115

Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'dcn, o da Câbir'den naiklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem) buyurdular ki: — Yahut Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem)'i jşöyle buyururken işittim : «Birinizin potin bağı koparsa —yâhut bir kimsenin ayakkabı bağı koparsa—, o bağı ıslah etmedikçe bir ayakkabı içinde yürümesin! Bir tek mest içinde de yürümesin! Sol eliyle yemesin! Bir elbiseye büründügü halde ayaklarını dikerek oturmasın! Ve bir elbiseye sırılsıklam sarılmasin.» İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR

116

Bize Kuteybe rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem) sırılsıklam sarılmayı, bir elbise içinde dizlerini dikip oturmayı ve kişi sırüstü uzanmış olduğu halde bacağının birini diğerinin üzerine koymasını yasak etmişler

117

Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Hatim de rivayet ettiler. (İshâk ahberanâ tâbirini kullandı.) İbni Hatim ise bize Muhammed b. Bekr rivayet etti, dedi. (Demişki): Bize İbnü Cüreyc haber verdi, (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillah'ı Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem)'den rivayet ederken dinlemiş. Efendimiz : «Bir ayakkabı içinde yürüme! Bir örtü içinde dizlerini dikip oturma! Sol elinle yeme! Sırılsıklam sarılma! Uzanıp yattığın vakit ayaklarını birbirinin üzerine koyma!» buyurmuşlar

118

Bana İshâk b. Mansûr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bana Ubeydullah (yâni İbni Ebî'I-Ahnes) Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câiıir b. Abdillah'dan naklen rivayet etfi ki: Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem): «Biriniz sırt üstü uzanıp ayak ayak üstüne atmasın!» buyurmuşlar

119

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Abbâd h. Temim'den, onun da amcasından naklen rivayet etliği şu hadîsi okudum. Abbâd'ın amcası Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ı mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğerinin üzerine koyduğunu görmüş

120

Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekr b. Ebî Şeybe, İbni Numeyr, Züheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bana Ebû't-Tâhir ile Harınele de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den, bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

121

Bize Yahya b. Yahya ile Ebû'r-Rabi' ve Kuteyhe b. Saîd rivayet ettiler. (Yahya : Bize Hammad b. Zeyd haber verdi, dedi.) Ötekiler: Bize Hammad, Abdul-Aziz b. Suhayb'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zâferanlanmaktan nehy buyurmuş, dediler. Kuteybe şöyle dedi: «Hammad erkeklere nehy buyurdu, demek istiyor, dedi.»

122

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd, Züheyr b. Harb, ibni Nunıeyr ve Ebû Kureyb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îsmaîl (bu zat İbni Uleyye'dir), Abdul-Azîz b. Suhayb'dan, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin zâferan sürünmesini yasak etti

123

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hayseme, Ebû'z-Zübeyrden, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: Fetih yılında —yahut fetih gününde— Ebû Kuhâfe'yi getirdüer —yahut geldi—, başı ve sakalı seğam —yahut seğame çiçeği — gibiydi. Kadınlarına emir buyurdu —yahut emredildi — «Bunu bir şeyle değiştirin!» buyurdular

124

Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki); Bize Abdullah b. Vehb, İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'deıı, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen haber verdi. (Şöyle demiş) : Mekke'nin fethedildiği gün Ebt Kuhâfe'yi getirdiler, başı ve sakalı seğame çiçeği gibi beyazdı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu bir şeyle değiştirin ama siyaha boyamaktan kaçının!» buyurdular

125

Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amr'un-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Yahya ahberana, ötekiler haddesenâ tâbirlerini kullandılar.) (Yahya dediki); Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ebû Seleme ile Süleyman b. Yesâr'dan, onlar da Ebû Hureyre'den naklen haber verdilerki, Nebi (Sallallahu Aleyfv ve Seliem): «Şüphesiz ki, yahudilerle hıristiyanlar saç boyamazlar. İmdi siz onlara muhalefet edin!»

126

Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Iîizı- Abdu'l-Aziz b. Ebî Hazım babasından, o da Ebû Seleme b. Abdirrnhman'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Cibril (Aleyhisselam) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geleceği bir saat hakkında sözleşmişti. O saat geldi, fakat Cibril gelmedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde bir sopa vardı, onu elinden bıraktı ve: «Ne Allah va'dini bozar, ne de Resulleri!» dedi, Sonra bakındı, bir de ne görsün, sedirinin altında bir köpek eniği! «Yâ Âişe! Bu köpek buraya ne zaman girdi?» diye sordu, Aişe : — Vallahi bilmiyorum! dedi. Hemen enıir vererek köpek çıkarıldı. Arkaciğından Cibril geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benimle sözleştin, ben de seni beklemek için oturdum. Ama gelmedin.» dedi. Bunun üzerine Cibril: «Bana senin evindeki köpek mâni oldu. Siz içinde köpek ve suret bulunan ev'e girmeyiz.» dedi

127

{…} Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti, (Dediki): Bize Mahzumi haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb Ebi Hazîm'den bu isnad i!e rivayet etti ki, Cibril, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geleceğini va'detmiş... Râvi hadîsi anlatmış ama onu İbni Ebi Hazım'ın uzattığı gibi uzatmamıştır

128

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihab'dan, o da İbni Sebbâk'dan naklen haber verdi ki, Abdullah b. Abhâs şöyle demiş: Bana Meymûne haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün mahzun olarak sabahlamış. Bunun üzerine Meymûne : — Yâ Resûlallah! Hakikaten bugünden beri senin kılığını yadırgamaktayım, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hakikaten Cibril benimle bu gece görüşeceğini bana va'deîmişti, ama görüşmedi. Vallahi bana verdiği sözü bozmuş değildir.» buyurdu. Artık Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o günü o minval üzere devam etti. Sonra hatırına bizim çadırın altındaki köpek eniği geldi ve onun hakkında emir vererek çıkarıldı. Sonra eliyle su alarak köpeğin yerine serpti. Akşamladığı vakit Cibril ona çıkageldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen bana benimle dün akşam görüşeceğini va'detmiştin.» dedi. Cibril: «Evet! Lakin biz içinde köpek ve suret bulunan eve girmeyiz.» cevâbını verdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o gün sabahlar sabahlamaz köpeklerin öldürülmesini emir buyurdu. Hattâ küçük bahçe köpeğinin öldürülmesini emrediyor, büyük bahçenin köpeğini bırakıyordu

129

Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Amr'un-Nâkıd ve Ishâk b. İbrahim rivayet ettiler. Yahya ile İshâk ahberana, Ötekiler haddesena tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ubeydullah'dan, o da İbni Abbâs'dan, o da Ebû Talha'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti : «İçinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.» buyurmuşlar

130

Bana Ebû't-Tahir ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan, o da Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe'den naklen haber verdi ki, Ubeydullah İbni Abbâs'ı şöyle derken işitmiş: Ebû Talha'y1 dinledim, diyordu ki: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «içinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.» buyururken işittim

131

{…} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den bu İsnadla Yûnus'un hadîsi ve isnadda verdiği haberler gibi haber verdi

132

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys Bükeyr'den, o da Büsr b. Saîd'den, o da Zeyd b. Hâlid'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahabisi Ebû Talha'dan naklen rivayet etti ki, (Şöyle demiş): Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten melekler içinde suret bulunan eve girmezler.» buyurduîar. Büsr demiş ki: Bir zamansonra Zeyd hastalandı. Biz de kendisini dolaşmaya gittik. Bir de baktık ki, kapısında bir perde, perdede suret var. Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne'nin büyiitmeliği Ubeydullah El-Havlânî'ye : — Bize geçen gün Zeyd suretlerden haber vermemiş miydi? dedim. Ubeydullah: — Sen onun konuşması esnasında: «Yalnız elbisedeki bir rakm müstesna!» dediğini işitmedin mi? cevabını verdi. Rakm: îbnü'l-Esir buradaki rakımdan nakış kaydedildiğini söylemiştir

133

Bize Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris haber verdi. Ona da Bükeyr b. Eşecc rivayet etmiş. Ona da Bûsr b. Saîd rivayet etmiş. Ona da Zeyd b. Hâlîd El-Cühenî rivayet etmiş. (Bûsr'le birlikte Ubeydullah El-Havlânî de varmış.) Ona da Ebû Talha rivayet etmiş ki, Resûlullah (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem): «İçinde suret bulunan eve melekler girmez.» buyurmuşlar. Büsr demişki: Az sonra Zeyd b. Hâlid hastalandı, biz de kendisini dolaşmaya gittik. Bir de baktık ki, evinde bir perde, perdede suretler var! Ben Ubeydullah El-Havlâni'ye : — (Bu) Bize suretler hakkında hadîs rivayet etmedi mi? dedim. — O yalnız «Elbisede bir rakm müstesna!» dedi. Sen onu işitmedinmi? dedi. Ben: — Hayır! cevâbını verdim. — Yoo! Bunu söyledi, dedi

134

Râvi diyor ki: Bunun üzerine ben Âişc'ye gelerek: Bu adam bana Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'n: «içinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.» Buyurduğunu haber veriyor. Sen Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in huını söylediğini işittin mî? dedim. (Âişe): Hayır! Velâkin onun yastığını gördüğüm bir şeyi anlatacağını. Onun bir gazaya çıktığını gördüm. Ve bir yaygı alarak onu kapıya örttüm. (Gazadan) geldiği vakit örtüyü gördü. Ben hoşlanmadığını yüzünden anladım. Derken Örtüyü çekerek kesti yahut parçaladı. Ve: bize taşları, toprakları giydirmemizi emretmedi.» buyurdu. Bunun üzerine biz de ondan iki yastık kestik ve ben içlerine lîf doldurdum. Ama bunu bana ayıb görmedi, dedi

135

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti, bize İsmail b. İbrahim, Dâvûd'dan, o Azre'den, o Humeyd b. Abdurrahmân'dan, o Sa'd b. Hişâm'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle dedi: Bizim üzerinde kuş resmi bulunan bir perdемiz vardı; içeri giren kimse onu karşısında görürdü. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu:

"Bunu kaldır; zira her girişimde onu gördüğümde dünya (zevklerini) hatırlıyorum.

Âişe dedi ki: Bir de kadife örtümüz vardı; onun işlemelerinin ipek olduğunu söylerdik ve onu giyerdik.

Bunu bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti; bize İbn Ebî Adiyy ve Abdü'l-A'lâ, aynı senetle rivayet ettiler. İbn Müsennâ dedi ki: Abdü'l-A'lâ şunu da ekledi: "Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu kesmemizi emretmedi."

136

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme Hişam'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Reöûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferden geldi. Ben kapıma saçaklı bir perde örtmüştüm. Bu perdede kanatlı at resimleri vardı. Bana emir buyurdu. Ben de onu çıkardım

137

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' bu isnadla rivayette bulundu. Abde'nin hadîsinde: «Seferden geldi» kaydı yoktur

138

Bize Mansur b. Ebi Müzahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbrahim b. Sa'd, Zühri'den, o da Kasım b. Muhammed'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ben içinde suret bulunan bir çarşaftan perde yapmış olduğum halde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi ve yüzünün rengi değişti. Sonra perdeyi tutup yırttı. Sonra şöyle buyurdu: "Şüphesiz kıyamet gününde insanların en şiddetli azap görenlerinden (bazıları) Allah'ın yarattıklarını taklide çalışanlardır."

139

Bana Harmele b. Yahya dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi, (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan, o da Kasım b. Muhammed'den naklen haber verdi, ona da Âişe rivayet etmişki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına girmiş... Râvi, İbrahim b. Sa'd'ın hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız o: «Sonra nakışlı perdeye uzanarak onu eliyle çekip yırttı.» demiştir

140

{M-2} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. H. Bize îshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dedilerki): Bize Ma'mer, Zührî'den bu isnadla haber verdi. Her iki râvinin hadîsinde de : «İnsanların azab yönünden en ziyade şiddet görecek olanı» cümlesi vardır. İkisi de «min» kelimesini anmamışlardır

141

Bize Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Bir takım insanlar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Bize Kur'ân ve sünneti öğretecek adamlar gönder! Dediler. O da kendilerine Ensardan Kurrâ' denilen ve içlerinde dayım Haram da bulunan yetmiş kişi gönderdi. Bunlar Kur'ân okuyor; geceleri ders alıp öğreniyor, gündüzleri de su getirip mescide koyuyor; odun toplayıp satıyor; onunla Sofa halkına ve fakirlere yiyecek satın alıyorlardı. İşte bu zevatı Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara gönderdi. Ama daha yerlerine varmadan önlerine çıkarak onları öldürdüler. Onlar da: — Allahım! Bizden Nebiimize ilet ki, biz sana kavuştuk ve senden razı olduk; sen de bizden razı oldun! Dediler. Bir adam da Enes'in dayısı Harâm'a arkasından gelerek onu mızrakla sapladı; hattâ mızrak onu delip geçti. Bunun üzerine Haram: — Kâ'be'nin Rabbine yemin ederim ki muvaffak oldum! Dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ashabına: «Şüphesiz ki din kardeşleriniz öldürüldüler. Hem de şunu söylediler: Allahım! Bizden Nebiimize ilet ki, biz sana kavuştuk; ve senden razı olduk. Sen de bizden razı oldun!» buyurdular.

142

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Kâsim'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Kâsım'i Âişe'den rivayet ederken dinledim. Âişe'nin içinde suretler bulunan bir elbisesi varmış, bir rafın üzerine uzatılmışmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona doğru namaz kıhyormuş. (Âişe'ye); «Bunu benden geriye al!» buyurmuşlar. Âişe (Demişki): Ben de onu geri alarak, ondan yastıklar yaptım

143

{…} Bize bu hadîsi îshâk b. İbrahim ile Ukbe b. Mûkrem Saîd b. Amir'den rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir El-Akadî haber verdi. İki râvi birden Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

144

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki Süfyân'dan, o da Abdurrahman b. Kâsim'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi. Ben içinde suretler bulunan bir yaygıdan perde yapmıştım. Onu def etti. Ben de ondan iki yastık yaptım

145

Bize Harun b. Ma'ruf da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Haris rivayet etti. Ona da Bükeyr rivayet etmiş. Ona da Abdurrahman b. Kasım rivayet etmiş. Ona da babası Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklen rivayet etmiş Ki, Âişe içinde suretler bulunan bîr perde germiş. Az sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) girerek onu atmış. Âİşe demiş ki: Ben de onu kestim ve iki yastık yaptım. Bunun üzerine o anda meclisde bulunan Rabîa b. Atâ namında Benî Zühre'nin azatlısı bir zât: — Ebû Muhammed'i Âişe'nin söylediklerini anlatırken işitmedin mi? Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu yastıkların üzerinde istirahat buyururmuş, demiş. İbni Kasım : — Hayır! cevâbını vermiş. Rabîa, Kasım b. Muhammed'i kasdederek : — Lâkin ben onu dinledim, demiş

146

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi'den dinlediğim, onun da Kasım b. Muhammed'den, onun da Âişe'den naklettiği şu hadîsi okudum. Aişe üzerinde suretler bulunan küçük bir yastık satın almış. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapı dışına çıkmış ve içeri girmemiş. (Âişe demişki): Ben yüzünden hoşnutsuzluğunu anladım. — Yahut hoşnutsuzluğu anlaşıldı.— Aişe: — Yâ Resûlallah! Allah'a ve Resulüne tevbe ediyorum. Ben ne suç işledim? demiş. Onun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu yastık ne oluyor?» buyurmuş. Âişe : — Ben onu senin için satın aldım. Onun üzerine oturur ve yaslanırsın! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, bu suretlerin sahipleri azâb olunacaklar ve kendilerine; Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuş. Sonra: «İçinde suret bulunan eve melekler girmez.»

147

{…} Bize bu hiidîsi Kuteybe ile İbni Rumh Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize İshâk b, İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî haber verdi. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Abdü'I-Vâris b. Abdüs'Samed rivayet etti. (Dediki): Bize babam, dedemden, o da Eyyûb'dan naklen rivayet etti. H. Bize Harun b. Said El-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb rivayet etti, (Dediki): Bana Usâme b. Zeyd haber verdi. H. Bana Ebû Bekir b. İshâk dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Selemete'l-Hüzâî rivayet etti, (Dediki): Bize Mâcişûn'un kardeşi oğlu Abdul'Aziz, Ubeydullah b. Ömer'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da Kâsım'dan, o da Âişe'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Bâzılarının hadîsi diğerlerinden daha tamdır. Mâcişun'un kardeşi oğlu hadîsinde şu cümleyi ziyâde etmiştir : «Âişe demişki: Ben de onu alarak ondan iki yastık yaptım. Evde onlardan faydalanıyordu.» İzah 2112 de

148

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dir) rivayet etti. Bunlar hep birlikle Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da İbni Ömer haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Suret yapanlar kıyamet gününde azâb olunacaklar; kendilerine: Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuşlar

149

{…} Bize Ebû'r-Rabi' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize îsmâîl yâni İbni Uleyye rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî rivâye' etti. Bu râvilerin hepsi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'ın Nâfi'den, onun da İbni Ömer'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 2112 de

150

Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den rivayet etti. H, Bana Ebû Saîd EI-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû'd-Duhâ'dan, o da Mesrûk'dan, o da AbduIIah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görecek olanları ressamlardır.» buyurdular. Eşecc «İnne» edatını zikretmemiştir

151

{…} Bu hadîsi bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize bunu İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya ile Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetlerinde : «Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır.» denilmiştir. Süfyân'ın hadîsi Veki'in hadîsi gibidir

152

Bize Nasr b. Alî el-Cehdamî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdülazîz b. Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Mansûr, Müslim b. Subeyh'ten rivayet etti. (Şöyle dedi): Masrûk ile birlikte içinde Meryem tasvirleri bulunan bir evdeydim. Masrûk dedi ki: "Bunlar Kisrâ'nın tasvirleridir." Ben de: "Hayır, bunlar Meryem'in tasvirleridir" dedim. Bunun üzerine Masrûk şöyle dedi: "Şunu iyi bilin ki, ben Abdullah b. Mes'ûd'un şöyle dediğini işittim: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'Kıyamet günü insanların azabı en şiddetli olanları, resim yapanlardır (musavvirler).'

Müslim dedi ki: Bunu Nasr b. Alî el-Cehdamî'ye arz ederek okudum; o da Abdü'l-A'lâ b. Abdü'l-A'lâ'dan aktardı. (Dedi ki): Bize Yahyâ b. Ebî İshâk, Saîd b. Ebî'l-Hasen'den rivayet etti. (Şöyle dedi): Bir adam İbn Abbâs'ın yanına gelerek dedi ki: "Ben bu resimleri yapan biriyim; bana bu konuda fetva ver." İbn Abbâs ona: "Bana yaklaş" dedi. Adam ona yaklaştı. Tekrar: "Bana yaklaş" dedi. Adam yaklaşıp İbn Abbâs elini onun başının üzerine koyuncaya kadar yanına sokuldu. Sonra şöyle dedi: "Sana Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) işittiklerimi haber vereceğim. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: 'Her resim yapan (musavvir) ateştedir. Yaptığı her resim için ona bir ruh verilir ve o ruh cehennemde kendisine azap eder.'" Ve (İbn Abbâs) şöyle dedi: "Eğer mutlaka yapacaksan ağaç ve ruhsuz şeylerin resimlerini yap." Nasr b. Alî de bunu (böylece rivayet ettiğini) onayladı.

153

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti; bize Abdürrezzâk rivayet etti; bize Ma'mer, Ebû Osman'dan, o da Enes'ten nakletti. Enes şöyle dedi:

Nebî (s.a.v.) Zeyneb ile evlendiğinde, Ümmü Süleym ona taş bir kap içinde hays hediye etti. Enes dedi ki: Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) bana: "Git, yolda karşılaştığın Müslümanları benim için davet et" buyurdu. Ben de yolda karşılaştığım herkesi davet ettim. Onlar içeri girip yiyorlar, sonra çıkıyorlardı. Nebî (s.a.v.) elini yemeğin üzerine koyarak ona bereket duası etti ve Allah'ın dilediği şeyleri söyledi. Ben yolda karşılaştığım hiç kimseyi davet etmeden bırakmadım. Onlar doyuncaya kadar yediler ve çıktılar. Ancak içlerinden bir grup orada kaldı ve sohbeti uzattılar. Nebî (s.a.v.) onlara bir şey söylemekten haya etti; evden çıkarak onları içeride bıraktı. Bunun üzerine Allah Azze ve Celle şu âyeti indirdi:

"Ey iman edenler! Yemeğe çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin Peygamber'in evlerine girmeyin...

Katâde, âyetteki "ghaira nâzirîne" ifadesi yerine "ghaira mutahayyinîne" (yani yemeğin vaktini kollayanlar olmaksızın) ifadesini kullandı. "...Fakat davet edildiğinizde girin..." âyetinden şu âyete kadar:

"Bu, sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir." (el-Ahzâb 33/53)

154

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti; bize Ali b. Müshir, Saîd b. Ebî Arûbe'den, o da Nadr b. Enes b. Mâlik'ten nakletti. Nadr şöyle dedi:

İbn Abbas'ın yanında oturuyordum. O, fetva veriyordu; ancak "Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu" demiyordu. Ta ki bir adam ona şunu sordu: "Ben bu resimleri yapan bir ressamım." Bunun üzerine İbn Abbas adama: "Yaklaş" dedi. Adam yaklaşınca İbn Abbas şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim:

"Kim dünyada bir resim yaparsa, kıyamet gününde o resme ruh üflemekle mükellef tutulur; oysa o, ruh üfleyemeyecektir."

155

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe, Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr ve Ebû Kureyb rivayet etti — lafızları birbirine yakındır — dediler ki: Bize İbn Füdeyl, Umâre'den, o da Ebû Zür'a'dan rivayet etti. Ebû Zür'a şöyle dedi: "Ebû Hüreyre ile birlikte Mervân'ın evine girdim. Orada resimler gördü ve şöyle dedi: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: 'Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Haydi bir zerre yaratsınlar, ya da bir buğday tanesi yaratsınlar, ya da bir arpa tanesi yaratsınlar.'

Bana bu hadisi Züheyr b. Harb da rivayet etti. Bize Cerîr, Umâre'den, o da Ebû Zür'a'dan rivayet etti. Ebû Zür'a şöyle dedi: "Ben ve Ebû Hüreyre, Medine'de Saîd'e ya da Mervân'a ait inşa edilmekte olan bir eve girdik. Ebû Hüreyre, evde resim yapan bir ressam gördü ve şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bunun benzerini buyurdu." Ancak bu rivayette "ya da bir arpa tanesi yaratsınlar" ifadesini zikretmedi.

156

Ebû Bekr b. Ebî Şeybe bize rivayet etti; bize Hâlid b. Mahled, Süleyman b. Bilal'den, o Süheyl'den, o babasından, o da Ebû Hureyre'den rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

"İçinde heykel veya resim bulunan eve melekler girmez."

157

Bize Ebû Kâmil FudayI b. Hüseyin El-Cahderî rivayet elti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddal) rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Melekler aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla arkadaşlık etmezler.» buyurmuş

158

{…} Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'Aziz (yâni Ed-derâverdi) rivayet etti. Her iki râvi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İzah 2114 te

159

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbni Ca'fer) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çan, şeytanın düdükleridir.» buyurmuşlar

160

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da Abbad b. Temim'den ri­vayet ettiği, ona da Ebû Beşir El-Ensârî'nin haber verdiği şu hadîsi okudum. Ebû Beşir seferlerinin birinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) le beraber bulunuyormuş. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elçi gönderdi. — Abdullah b. Ebî Bekr: Zannederim halk geceledikleri yerlerinde idi, demiş. — : «Hiç bir devenin boynunda kesilmedik kirişden bir gerdanlık —yahut bir gerdanlık— kalmasın!» buyurdular. Mâlik: «Zannederim bu yasak nazardan dolayı olacak.» demiştir

161

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüze vurmaktan ve yüze nişan vurmaktan nehiy buyurdu

162

{…} Bana Harun b. Abdillah da rivayet etîi. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. Her iki râvi İbnİ Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc şöyle demiş : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı yukarki hadîste olduğu gibi, «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu» derken işitmiş. İzah 2118 de

163

Bana Seleme b. Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından yüzüne damga vurulmuş bir merkeb geçmiş de: «Buna damga vurana Allah lanet eylesin.» buyurmuşlar. İzah 2118 de

164

Bize Ahmed b. îsa rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Yezîd b. Ebi Habib naklen haber verdi. Ona da Ümmü Seleme'nin azatlısı Ebû Abdillah Nâim rivayet etmiş ki, kendisi İbni Abbâs'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüne damga vurulmuş bir merkeb gördü de bunu reddetti: «Vallahi ben buna ancak yüzünün dibinden bir yere damga vururdum.» dedi. Ve emir vererek kendi bir merkebinin sağrıları dağlandı. İşte sağrıları ilk dağlayan odur

165

Bize Muhammed b. Müsennâ rivâyet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ebî Adiyy, İbni Avn'de\ı, o da Muhammed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Ümmü Süleym doğurduğu vakit bana : — Yâ Enes! Bu çocuğa bak! Sakın sen yarın sabah çiğnem yapması için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürünceye kadar ona bir şey olmasın! dedi. Sabahleyin çocuğu götürdüm, bir de baktım Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bahçededir. Üzerinde Huveytî bir hamîsa olduğu halde fetih sırasında gelen develere damga vuruyor

166

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hişânı b. Zeyd'den rivayet etti. (Demişki): Enes anlatırken dinledim ki, Annesi doğurduğu vakit çiğnem yapması için çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürmüşler. Enes demiş ki: Bir de baktık Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağıldadır. Koyunlara damga vuruyor! Şu'be demiş ki: benim daha fazla bildiğime göre «kulaklarına» dedi

167

Enes şöyle dedi: Resûlullah'ın (ﷺ) yanına bir mırbada (hayvan ağılına) girdik; O, koyunları damgalıyordu. Râvi: "Sanırım kulaklarını damgalıyordu." dedi.

Bu hadis aynı zamanda Şu'be'den farklı bir senetle de rivayet edilmiştir.

168

Bize Harun b. Ma'ruf rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim Evzâî'den, o da İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elinde dağlama âleti olduğu halde gördüm. Zekât develerine damga vuruyordu

169

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya (yâni İbni Saîd) Ubeydullah'dan rivayet etti. (Dediki): Bana Ömer b, Nafi', babasından, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yarım tıraştan nehiy buyurmuş. Râvi demiş ki: Nâfi'e: Bu yarım tıraş nedir? diye sordum: — Çocuğun başının bir kısmını tıraş edip, bir kısmını bırakmaktır, cevâbını verdi

170

{…} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi: Bize UbeyduIIah bu isnadla rivayet etti, demişlerdir. Ebû Usâme'nin hadîsinde tefsiri Ubeydullah'ın sözünden saymıştır

171

{m-2} Bana Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Osman El-Gatafânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ömer b. Nâfi' rivayet etti. H. Bana Ümeyye b. Bistâm dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd (yâni İbni Zürey') rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh, Ömer b. Nâfi'den Ubeydullah'ın isnadı ile ve onun gibi rivayette bulundu. Her iki râvi tefsîri metni hadîse katmışlardır

172

{m-3} Bana Muhammed b. Râfi' ile Haccâc b. Şâir ve Abd b. Humeyd, Abdûrrezzâk'tan, o da Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan naklen rivayet ettiler. H. Bize Ebû Ca'fer Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd Abdurrahman Es-Serrac'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

173

Bana Süveyd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Hafs b. Meysera, Zeyd b. Eslem'den, o da Ata* b. Yesâr'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Yollarda oturmaktan sakının!» Ashâb: — Yâ Resûlallah! Bizim oralarda oturmamız kaçınılmaz bir şeydir. Biz oralarda konuşuyoruz, demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oturmaktan başka bîr çâreniz yoksa, o halde yolun hakkını verin!» buyurmuş. Ashâb : — Onun hakkı nedir? diye sormuşlar. «Gözü yummak, ezayı men etmek, selâmı almak, iyiliği emir, kötülüğü nehyetmektir.»

174

{…} Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize AbdûlAziz b. Muhammed El-Medenî haber verdi, H. Bize bu hadîsi Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam (yâni İbni Sa'd) haber verdi. Her iki râvi Zeyd b. Eslem'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir

175

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Hişâm b. Urve'den, o da Fâtıme binti Münzir'den, o da Esma binti Ebî Bekir'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kadın gelerek: — Yâ Resûlallah! Benim yeni gelin bir kızcağızım var. Çiçek hastalığına tutuldu da saçları döküldü. Bu saçları ekleyeyim mi? diye sordu. Bunun üzerine: «Ekleyeni de, ekleteni de Allah lanet etti!» buyurdular

176

{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. H. Bize bu hadîsi İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babamla Abde rivayet ettiler. H. Bize Ebû Kureyb dabî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Amir haber verdi. (Dediki): Bize Şu'be haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm b, Urve'den bu isnadla Ebû Muâviye hadisi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Veki' ile Şû'be «Fetemerraka» yerine «Fetemerrata şa'ruhâ» demişlerdir

177

Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekr'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben kızımı evlendirdim. Ama başının saçları döküldü. Kocası onu beğeniyor. Saçını ekliyeyim mi? Ya Resûlallah! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini nehiy buyurmuş. İzah 2123 te

178

Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Dâvud rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dedi ki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr, Şu'be'den, o da Amr b. Mürra'dan rivayet etti. (Demiş ki): Ben Hasen b. Müslim'i dinledim, Safiyye binti Şeybe'den, o da Âişe'den naklen rivayet ediyordu ki: Ensardan bir câriye evlenmiş ve hastalanarak saçları dökülmüş, saçını eklemek istemişler. Ve bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sormuşlar da, hem ekleyene, hem ekletene lanet buyurmuş.

179

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti; bize Zeyd b. Hubab, İbrahim b. Nafi'den rivayet etti; bana Hasan b. Müslim b. Yennâk haber verdi; o Safiyye bint Şeybe'den, o da Aişe'den rivayet etti: Ensar'dan bir kadın kızını evlendirdi. Kız hastalandı ve saçları döküldü. Kadın Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip: "Kocası onu istiyor, kızımın saçına ek yapsam olur mu?" dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Saça ek yapan kadınlara lanet edilmiştir" buyurdu.

Bunu bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti; bize Abdurrahman b. Mehdî, İbrahim b. Nafi'den aynı isnatla rivayet etti ve "saça ek yaptıranlara lanet edilmiştir" ifadesini kullandı.

180

Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti, bize babası rivayet etti. (Başka bir senetle) bize Züheyr b. Harb ve Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler — lafız Züheyr'indir — dediler ki: Bize Yahyâ — ki o Kattân'dır — Ubeydullah'tan rivayet etti, bana Nâfi', İbn Ömer'den naklen haber verdi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), saça saç ekleyen kadını, eklenmesini isteyen kadını, dövme yapan kadını ve dövme yaptıran kadını lanetledi.

Bunu bana Muhammed b. Abdillah b. Bezi' de rivayet etti; bize Bişr b. Mufaddal rivayet etti, bize Sahr b. Cüveyriye, Nâfi'den, o Abdullah'tan, o da Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem)'den naklen bunun benzerini rivayet etti.

181

Bize İshâk b. İbrahim ile Osman b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız İshâk'ındır. (Dedilerki): Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah şöyle demiş: Allah dövme yapan kadınlara, dövme yaptıran kadınlara, (başkasının) kaşlarını yolan kadınlara, kendi kaşlarını yoldurtan kadınlara ve güzellik için dişlerini törpüleyenlere — Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere — lanet etmiştir. Bu söz Benî Esed kabilesinden Ümmü Ya'kub denilen bir kadının kulağına varmış. Ümmü Ya'kub Kur'an okuyordu. Hemen Abdullah'a gelerek: — Ne o senden kulağıma gelen söz! Sen dövme yapanlara ve yaptıranlara, kaşları yolduranlara, güzellik için dişlerini törpüleyenlere — Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere — lanet okumuşsun! dedi. Abdullah da: — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lânet ettiklerine ben neden lanet etmiyecekmişim. Hem bu Allah'ın kitabında vardır, cevâbını verdi. Kadın: — Yemin olsun ben Mushafın iki kabuğu arasındakileri okudum. Ama bunu bulamadım, dedi. Abdullah: — Gerçekten onu okudunsa mutlaka bulmuşsundur. Allah (Azze ve Celle); «Size Resul ne getirdiyse onu alın! Sizi neden nehyetti ise hemen vazgeçin!» [Haşr 7] buyurmuştur, dedi. Bunun üzerine kadın: — Gerçekten ben şimdi senin hanımının üzerinde bundan bir şey görüyorum, dedi. Abdullah: — Git de bak! dedi. Arkacığından kadın Abdullah'ın hanımının yanına girdi. Fakat bir şey göremedi. Ve Abdullah'ın yanına gelerek: — Bir şey görmedim, dedi. Abdullah: — Bana bak, bu olsaydı onunla birlikte yatmazdık. Mukabelesinde bulundu

182

{…} Bize Muhammed b. Müsenna ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman (Bu zât İbni Mehdi'dir) rivayet etti. (Dedikî): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rafi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Mufaddal (bu zât İbni Mühelhil'dir) rivayet etti. Her iki râvi Mansûr'dan bu isnâdla Cerîr'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, Süfyân'ın hadîsinde «Elvâşimat vel-Müstevşimat» Mufaddal'ın hadîsinde ise «El vâşîmât vel-Mevşûmat» denilmiştir

183

{m-2} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Müsennâ ve İbnî Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Mansûr'dan bu isnadla bu hadîsi şâir Ümmü Ya'kûb kıssasından mücerret olarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etti

184

{m-3} Bize Şeyban b. Ferrûh da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr (yâni İbni Hazım) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim'den, o da Alkame'den, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulundu. İzah 2126 da

185

Bana Hasen b. Alî EI-Hulvânî ile Muhamnıed b. Râfi de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadının başına bir şey eklemesini men etti

186

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Humeyd b. Abdirrahman b. Avf'dan rivayet ettiği, onun da hac yolunda Muâviye b. Ebî Süfyân'dan minber üzerinde dinlediği şu hadîsi okudum. Muâviye bir polisin elindeki perçemi alarak : — Ey Medîneliler! Ulemanız nerede? Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bu gibi şeylerden nehyederken işittim. Hem: «Benî İsrail ancak kadınları bunu yaptıkları zaman helak olmuştur.» buyuruyordu, dedi

187

{…} Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bana Harmele b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır, Yalmz Ma'mer'in hadîsinde : «Benî İsrail ancak azâb olundu...» cümlesi vardır

188

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'deıı rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Amr b. Mûrra'dan, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) Muâviye Medine'ye geldi de bize hutbe okudu. Ve bir yumak saç çıkararak bunu yahûdilerden başka hiç bir kimsenin yapacağını zannetmezdim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu duydu da zûr ismi verdi dedi

189

Bana Ebû Gassân EI-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz (Bu zat İbni Hişam'dır) haber verdi. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Saîd b. Müseyyeb'den naklen rivayet ettiki, bir gün Muâviye şunu söylemiş. Gerçekten siz kötü bir kılık meydana çıkardınız. Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüphesiz zûr'dan nehyetmiştir, Derken bir adam ucunda bez parçası bulunan bir sopa ile geldi. Muâviye: Dikkat edin! Bu da zûr'dur, dedi. Katâde: «Kadınların saçlarını çoğalttıkları bez parçalarını kastediyor» demiş

190

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Cehennemliklerden henüz görmediğim iki sınıf vardır: (Biri) yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup onlarla insanları döven bir kavim! (Diğeri) Giyinmiş çıplak, kırıtarak yürüyen, başkalarını da kırıtmaya teşvik eden; başları eğri Horasan develerinin hörgüçleri gibi bir takım kadınlar! Bunlar cennete giremeyecek, onun kokusunu da duyamayacaklardır. Halbuki onun kokusu şu kadar ve şu kadar uzaktan duyulacaktır."

191

Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' île Abde, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın : — Yâ Resûlallah! Kocamın bana vermediği bir şeyi, verdi diyeyimmi? demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kendisine verilmeyen bir şeyle doymuş görünen; iki sahte elbise giyen gibidir.» buyurmuşlar. İzah 2130 da

192

Bize yine Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abde rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Fâtıme'den, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti. Bir kadın, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Benim bir kumam var, acaba kocamın bana vermediği malından karnımı doyurmuş gibi göstermek bana günah olur mu? demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Verilmeyen bîr şeyle karnını doyuran iki sahte elbise giyen gibidir.» buyurmuşlar

193

{…} Bize Ebî Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebî Usâme rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muaviye haber verdi. Her iki râvî Hişâm'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır